|
|
Tüm gelişmiş dünya ülkelerinin coşkuyla kucaklamaya çalıştığı küresel ekonomi kültürünün belirgin temel öğeleri var. Mülkiyet ve hisse sahipliği eskiye göre çok daha yaygın ve gayrimerkezci bir eğilim göstermekte. Özellikle Amerikan kapitalizminin besin kaynağı toplumsal fonlar olagelmiştir. Emeklilik fonları gibi, çalışanların tasarruf kesintilerinden doğan fonlarla beslenen menkul kıymet borsaları bugün ağ ortamının yarattığı erişim hızı ve yaygınlığı sayesinde çok küçük kişisel tasarrufları bile anında değerlendirebilmektedir. Yeni ağ ekonomisi her geçen gün daha çok sayıda küçük ve kişisel katkıyı yatırım anlamında değerlendirebilmektedir. İkinci temel öğe, sermayenin yapısındaki değişikliklerdir. Finans sermayesinin yanında bilgiye dayanan sermayenin gücünün ve değerinin artması ekonomik değerlerin daha iyi ve adil paylaşılabilmesi anlamına gelmektedir. Bu gelişme büyük ölçüde ağ ekonomisinin getirdiği bir dinamiktir. Risk sermayesinin yaratıcı fikirlere yatırım yaparak ağ üzerinde işleyen yeni iş modellerini desteklemesi yeni bir iş kuşağını harekete geçirmektedir. Birbirini besleyerek geliştiren ağ teknolojilerinin yarattığı iletişim patlaması özellikle ABD’de 1980’lerden bu yana Federal Devlet tarafından atılan birçok adımla desteklenmektedir. Büyük Bell şirketinin parçalanmasından 1996 Telekom Yasası’na kadar adım adım dokunan hukuksal yapı ile amaçlanan üç temel hedef vardı: Erişim kolaylığı, bant genişliği, rekabetin geliştirilmesi. Birleşik Devletler’in bu alandaki en yüksek yetkili otoritesi Federal İletişim Komisyonu (Federal Communications Commision)’nun tüm girişimleri ve aldığı önlemler, Amerikan vatandaşlarına (öğrencilere, sakatlara, güçsüzlere ayrıcalık tanımak koşuluyla) ucuz ve yeterli bant genişliği sağlamak ve özellikle yerel rekabeti canlı tutmak doğrultusunda olmuştur. Bu yapıyı ülkemizle kıyasladığımız zaman gördüğümüz temel eksiklik tekelci yapının kırılamaması, sermaye birikiminin hızlanması ve hisse sahipliğinin yaygınlaşmasında ileri teknolojilerin kullanılamamasıdır. İletişimin yaygınlaşması için özgürleşmesi baş koşuldur. “E-devlet”; iletişimi dolaylı vergi kaynağı bir karlı kazanç kapısı olarak görmeyen devlet, tekelci olmayan devlet, demokrasiyi bireylerin gelişmesi için işleten devlet anlamına gelmelidir. Tek bir düzenleyici kurul ve herkese eşit ve adil uygulanan yasalar olmalıdır. Kanunları aşan yönetmelikler, özel yetkili kurullar ve özel kişi ve kurumlara hak aramayı zorlaştıran düzenler ve engeller olmamalıdır. Bütün bunların gerçekleşmesi için önce niyet, sonra politika ve stratejiler ve hepsinden önemlisi kararlı ve sürekli bir uygulama coşkusu olmalıdır. Kördüğüm kılıçla kesilmelidir.
|