|
|
|
|
| Bilgisayarsız okul kalmasın!..
Hababam sınıfı da artık bilgisayarla eğitim istiyor. Tulum Hayri, Güdük Necmi, Türkiye’deki tüm hayırseverleri okulları bilgisalarlaştırma projesine çağırıyor. Compucom ve Doğan Holding işbirliğiyle düzenlenen bu kampanyada, Milliyet ile dağıtılan 699 ya da 799 adet bilgisayar sertifikası toplayan okula bir bilgisayar verilecek. NURAY ŞUMAN Hababam sınıfının kahramanları gibi tüm Türkiye, bilgisayarlı eğitimin özlemi içinde. Gerek Milli Eğitim Bakanlığı, gerekse okulların kendi çabalarıyla bugüne kadar geldi bilgisayar destekli eğitim projesi. Son olarak Bakanlık, 3 bin okulun bilgisayarlıştırılması için bir ihale açtı. Bu arada bilgisayar destekli eğitim için ilginç ve önemli çabalar da dikkat çekiyor. Geçtiğimiz hafta başlayan Doğan Holding (Milliyet) ve Compucom’un başlattığı girişim, okullara bilgisayar bağış projesi. Eğitim kuruluşlarının tamamına bağış sağlama gibi sosyal bir kitle hareketine dönüşmesi beklenen kampanyada bilgisyayarın mutlaka bir eğitim kurumuna bağışlanması gerekiyor. İki bilgisayar modeli veriliyor. Peckerd Bell Pentium III 600 MHz ve Celeron 500 MHz çokluortam özellikli bilgisayarlar Doğan Online’dan 10 yıl sınırsız Internet erişimini içeriyor. Pentium III’ün 10 yıl sınırsız Internet erişimi dahil piyasa değeri, 3 bin 700 dolar. Celeron’un ise 3 bin dolar. Kampanya nasıl uygulanacak? Öncelikle her Milliyet gazetesi ile birlikte bir sertifika alıyorsunuz. Bu sertifikanın değeri, gazete ile birlikte 1 milyon 250 bin TL. Aynı gün dilediğiniz sayıda sertifika alabiliyorsunuz. Çünkü sertifikalar tarihsiz ve sınırsız. Ne kadar katkı yapmak isterseniz o kadar sertefika alıyorsunuz. Sonra bu sertifikaları çevreniz ya da arkadaşlarınızınkiyle birleştirerek daha çok sertifika olmasını sağlayıp okula verebiliyorsunuz. Okul bu biriken sertifikalar sonucu bilgisayarına kavuşmuş oluyor. Celeron modeli için 699, Pentium III için 799 adet sertifika toplamak gerekiyor. Compucom bayileri okuldaki bilgisayarların kurulum ve desteğini veriyor. Kampanya, 31 Mart tarihinde sona eriyor. Sosyal bir kitle hareketine dönüşsün Eğitim işine gönül vermiş biri olarak Compucom’un Genel Müdürü Vural yılmaz, en büyük arzusunun eğitime bir katkı sağlmak oluduğunun altını çiziyor ve bunun tüm Türkiye’ye dalga dalga yayılan bir sosyal kitle hareketi olmasını diliyor. Bu tür çabaların diğer şirketlerce de benimsenmesi sonucunda okulun bilgisayar yanında kalem, kitap, tabaşir gibi pek çok gereksiniminin bu yolla sağlanabileceğine dikkat çekiyor. “Bizim kampanyamız bir anlamda TEMA Vakfı’nın erozyonu önleme çalışması gibi. Herkes bir milyon verip bir fidan alıyor ve orman ve yeşile katkıda biulunyor. Aynı örneği eğitim sistemimize uygulayalım. 15 milyona yakın genç kitle var Türkiye’de. Bu gençler beklenen gelişmeyi sağlayamazsa eğitimde beyinsel erozyona uğruyor. Eğitimde de belirli bir kalite sağlanması gerek. Biz de bu kampanya ile bunu hedefledik” diyor. Yılmaz bağış sistemini de şöyle açıklıyor: “Mezun olduğunuz okula bir hediye vermek istiyorsunuz. Hayırsever vatandaş veya mahalleli, kendi semtindeki okula bir bağış yapmak istiyor. Ya da öğrenci okuluna bir katkı sağlamak istiyor. Veli okuluna katkı sağlamak istiyor. Öğretmen okulunun eksiğini gidermek istiyor. Bu şekilde bir zincir sistemi içinde herkesin iki sertifika alıp okula bağışlaması anlamında sosyal kitle hareketi başlattık.” Türkiye, her akşam saat 21.00’de ışıklarını kapattı. Oktar Babuna’ya kan vermek için sağlık kuruluşlarına akın etti. Bu kampanya da tutar mı dersiniz? |
|