|
|
|
|
| KoçSistem Koçnet ile e-ticaret işinde
1999 yılında Türkiye’de elektronik ticaretin iş hacminin 200 bin dolar olduğunu söyleyen KoçSistem Genel Müdür Yardımcısı Levent Kızıltan, bireylerin Internet aracılığıyla elektronik ticaret ortamıyla yeni yeni yakınlaşmaya başladığını vurguluyor. ÖZGÜR KARAGÖZ Alışveriş ve ticaretin Internet’e taşınması yeni iş tanımları ve yeni meslekler doğuruyor. Geleneksel dağıtımın yerini Internet üzerinden dağıtım alıyor. Proje üreten ve proje geliştiren bir kuruluş olan KoçSistem, elektronik ticaret alanında geliştirdiği projelere bir yenisini daha ekledi. Migros’un sanal alışveriş merkezi Kangurum’un teknik desteği KoçSistem tarafından sağlanıyor. Uygulamanın evsahipliğini ise Koçnet yapıyor. KoçSistem, geliştirmiş olduğu süreçler ve kurduğu altyapısıyla Türkiye’deki teknolojik standartları yükseltmeyi hedefliyor. KoçSistem Genel Müdür Yardımcısı Levent Kızıltan ve Bilişim Grubu Proje Yöneticisi Oğuzhan Cem ile Internet üzerinde alışveriş ve ticaretin getirdiği farklılıklar ve KoçSistem’in bu alandaki projeleri üzerine konuştuk. Türkiye’de elektronik ticaretin iş hacmiyle ilgili net bir araştırma sonucu olmadığına dikkat çeken Kızıltan, bugüne kadar söylenen birtakım rakamların da çok abartılı olduğunu belirtti. Elektronik ticaret kavramıyla ilgili olarak, çok net bir şekilde birbiriyle karıştırılan iki nokta olduğunu vurgulayan Kızıltan, bu noktalardan birinin, işten işe olan elektronik ticaret; diğerinin ise, bireyden kuruma olan elektronik ticaret olduğunu söyledi. İşten işe olan elektronik ticaretin yeni bir kavram olmadığını ifade eden Kızıltan, “Geçmişteki elektronik ağlar üzerinden yapılmakta olan değişik bankacılık, satın alma işlemleri ve sipariş işlemlerini elektronik ticaret kapsamı altında görmeyip de, Internet’le beraber ortaya çıkan gelişmeler doğrultusunda, onu elektronik ticaretle birlikte yaratılmış bir yenilik olarak görmeye çalışan çabalar, konuyu çok yanlış yere götürüyorlar” dedi. Bu uygulamaların bundan yaklaşık 20-25 sene önce de var olduğunu anlatan Kızıltan, bireyin Internet aracılığıyla elektronik ticaret ortamıyla bu kadar yakın olmasının yeni yeni gerçekleşmeye başladığını ve asıl ağırlık verilmesi gereken noktanın bu olduğunu söyledi. Kızıltan, 1999 yılında Türkiye’de elektronik ticaretin iş hacminin 150-200 bin doları geçemediğini belirtti. Yurtdışından yapılan alımları da bu rakamın içerisinde dahil etmenin mümkün olduğunu anlatan Kızıltan, “Yurtdışından da çok büyük rakamlar ithal edildiğini düşünmüyoruz. Bu kadar büyük rakamlara ulaşmış olsaydı, eminiz ki Türkiye’nin gümrükleri buna bir şekilde müdahale etme gereği duyardı” dedi. Kızıltan, KoçSistem’in elektronik ticaret alanında bugüne kadar gerçekleştirdiği iki büyük projede, şirket içerisindeki birtakım grupların ortaya koymuş olduğu teknik birikimlerden ve Koçnet’in değişik erişim olanaklarından ve güvenlik özelliklerinden yararlandıklarını ifade etti. Önümüzdeki dönemde oluşabilecek projelere de aynı kapsamda hizmet verebileceklerini vurgulayan Kızıltan, Koç topluluğunun içerisinde ya da dışındaki birtakım kuruluşların ve devletin de böyle projeler geliştirmeyi düşünebileceğini söyledi. Kızıltan, KoçSistem’in bu projelerin hepsinde yer almayı hedeflediğini;böylece, geliştirilen süreçler ve kurulan altyapının Türkiye’deki teknolojik standartları yükselteceğine dikkat çekti. Elektronik ortamda fiziksel stok sorunu var Internet üzerinden dağıtımda, ürünlerin tüketici eline ulaştırılması bağlamında çok fazla bir değişiklik olmadığını ifade eden Levent Kızıltan, satılacak ürünün tüketici kitleye ulaştırılması sorunu olduğunu, fiziksel olarak dağıtımın hala çözülmesi gereken bir sorun olduğunu vurguladı. Kızıltan, tedarikçiden satın alma işlemini gerçekleştiren müşteriye, ürünün nakledilmesinin lojistik bir sorun olduğunu söyledi. Bu lojistik sürecin iki türlü çözümü olduğunu belirten Kızıltan, bu çözümlerden birini, elektronik ticaret ortamına giren şirketlerin kendi dağıtım kanallarını, kendilerinin fiziksel olarak organize etmeleri ve çalıştırmaları olarak açıkladı. Diğer çözümün de, bu işe giren şirketlerin Türkiye’de mevcut lojistik veya dağıtım işi yapan şirketlerden aracı olarak yararlanmaları olduğunu söyledi. Kızıltan, KoçSistem’in projelerinde, genelde şehir içi dağıtımlarda, şirketlerin kendi kurdukları dağıtım kanallarını kullandıklarını, şehir dışı uygulamalarda ise, Türkiye’de mevcut diğer lojistik organizasyonlardan yararlandıklarını ifade etti. Kızıltan, elektronik ortamda aracı şirketlerin fiziksel stoğunun olmamasının bir sorun olduğunu; bu fiziksel stok ortamına ürünün taşınabilmesi için tedarik işleminin yapılması gerektiğini söyledi ve müşterinin beklentilerini karşılayabilecek bir lojistik satın alma, tedarik zinciri sistemini, müşterinin de siparişlerinin alındı kaydı geçildikten sonra, o siparişlerin o müşteriye hangi konumda ulaştırılmakta olduğuyla ilgili bilgileri takip edebilecek bir başka takip sisteminin mutlaka kurulması gerektiğini ifade etti. Alışveriş ve ticaretin Internet’e taşınmasının yeni iş tanımları doğurduğunu belirten Oğuzhan Cem, siparişlerin teslim edilme sürecinde gecikmeler olduğunu, bu gecikme esnasında lojistiğin her adımının otomasyona geçmesi gerektiğini vurguladı. Internet müşterisinin doğrudan şirketle ilişki kurduğunu, böylece diğer klasik anlamdaki aracıların ortadan kalktığını belirten Cem, insan faktörü nedeniyle, hizmet sektöründe eski klasik yapıların da hala devam ettiğine dikkat çekti. |
|